B2B, B2C Ölmüş Cenazeyi H2H Mi Kaldıracak ?

B2B, B2C Ölmüş Cenazeyi H2H Mi Kaldıracak ?

Ömer Şengüler, 1 Şubat 2017

Geçenlerde İstanbul, Bilişim Zirvesi’nde birçok değerli konuşmacı fikirlerini paylaştılar. Tabii ki başlık bilişim olunca konuların çoğu da dijital, internet ve teknoloji ile ilgili idi. Ekranla kalkıp ekranla yatan biri olarak ben, zirveden çok keyif aldım. “Dijital işler, dijital kazançlar” başlıklı oturum konuşmacılarından Sayın Yelda İpekli’nin sunumu enteresandı.

Yelda Hanım konuşmasında; “Pazarlamada kavramlardan bir tanesi daha değişti B2B, B2C vardı, unutun bunları, artık Human to Human (İnsandan insana) var. Bireysel ilişkinin yüceltildiği, bireysel ilişki merkezli markaların konumlandırma dönemi başladı” dedi.

“Eyvah internet icat oldu, akıllı telefonlar her yanı sardı, sosyal medya denilen ağ bir hayalet gibi kapıdan kapıya haber uçuruyor. Hemen buna uygun parlak bir kavram bulalım sonra içini dolduralım” paniğiydi belki de bu…

Unutmayalım ki pazarlama, Adem’le Havva’nın tepesindeki elma ağacından bu yana vardı, insan var olduğu sürece de hep olacaktır. Yani insan varsa pazarlama vardır ve H2H tarihi, insanlık tarihi kadar eskidir.

Örneğin aşağıda henüz internet icat olmamışken yayınlanan eski reklamlardaki B2B ve B2C pazarlamanın odağında hep insan olmuştur, olmaya da devam edecektir.

İnsan olmazsa iletişim olmaz…

Biraz da B2B iletişimini B2C’den ayrıştıran en önemli noktalara değinmek isterim;

1. Son kullanıcının değil de, son kullanıcı için üretim yapan şirketlerin satın aldığı çelik, aliminyum, ahşap, makina, kumaş, chip (mikro devre), lojistik gibi ürünler B2B ürünlerdir ve söz konusu ürünleri üreten şirketler ya sanayi şirketleridirler ya da DNA’ları sanayicidir. Sanayici aileler de genelde bir kaç kuşaktır bu işi yapan köklü ailelerdir. Köklü aileler gelenekçidirler, anonimdirler. Yani özel hayatları daha geri plandadır, gösteriş, bayağılık sevmezler. Onlar paralı değil, zengindirler, kendilerini “Old money” (eski para) olarak görürler. Old money, karekter olarak alışıktır, olgundur. Yeni para ise hep göstermek, hep göz önünde olmak ister. Bu yüzden akıllı marka danışmanına düşen; bir B2B markasının pazarlama stratejisini belirlerken bu karakterin DNA’sını bozmadan o markayı iyi yönetmektir.

2. B2B bir marka için B2C pazarlama stratejisi yapılmaz. Yani bir aluminyum kütük üreticisi için çikolata reklamı yaparcasına kampanya yaparsanız görgüsüzlük yapmış olursunuz.

3. ASAŞ, ASSAN Alüminyum, Kastamonu Entegre, Ereğli Demir Çelik, Oyak gibi B2B markalar bayrak olmak isterler. Hedef kitlesinin kalbini kazanacak çevre, spor, sanat projelerini bizzat üstlenmek ya da bu projelere sponsor olmak “old money” için bulunmaz kaftandır. Çünkü onlara bu yakışır. Onlar, herkes gibi çığırtkanlık yaparlarsa “eyvah batıyorlar galiba” imajı vereceklerine inanırlar. Sanayiciliğe boru üreterek başlayan Borusan, doğru B2B marka yönetimi yapan iyi bir örnektir.

Siz siz olun DNA’nızla oynayıp boş kavramların içini doldurmaya uğraşmayın gerçeklere odaklanın; B2B iseniz güneş olun B2C iseniz yağmur olun çeşme olun, en önemlisi markanızı doğru yönetin.

İnsana odaklanın, akıllı insan olun.

Sağlıcakla kalın
Ömer Şengüler

HENÜZ YORUM GİRİLMEMİŞ


Yorum ekle

Gerekli Alanlar *

*

post